Kültürün en önemli bileşeni dildir. Ancak biz özellikle son zamanlarda Türkçede karşılığı bulunan sözcüklerin yerine yabancılarını kullanmayı çağdaşlık sanıyoruz.
Bir yandan da her şeyi kısaltan, kelimeler yerine harfler ve emojilerle iletişim kuran bir kuşak yetişiyor; edebi eserlere ilgisiz, okumaya tahammülü az.
Sonuç: Dilimiz giderek daralıyor,değişiyor,dönüşüyor. Duygu ve düşüncelerimizi ifade etme biçimimiz de gittikçe sığlaşıyor. Örneğin; “vibe, zorbalamak, feedback, deadline,güno” aklıma ilk gelen ve Türk Dil Kurumu sözlüğünde yer almayan kelimeler.
Mesele yalnızca birkaç yabancı ya da uydurma sözcük değil. Biz dilimizle birlikte kültürümüzü de kaybediyoruz.
Biz böyle uyduruk sözcükler kullanarak mı globalleşiyoruz?
#Türkçe #Dil #Kültür #ZKuşağı #İletişim
Geçen gün yolda, sırtında okul çantası olan bir çocuk, elindeki ambalaj köpüklerini koparıp yere atarak…
O ne yapmış, bu nereye gitmiş? Kim kiminle buluşmuş, hangi restoranda yemek yemiş? Bir de…
Çocuklarımız arkadaşlarının nerede olduğunu biliyor, ne yaptığını görüyor, saniyeler içinde mesajlaşıyor, yüzlerce hatta binlerce kişiyle…
Bugün birçok marka, satışları düştüğünde çözümü ilk olarak fiyatını düşürmekte arıyor. Bir indirim bitmeden diğeri…
Arkadaşım dans kursuna başlamayı düşünüyordu. Daha derse gitmeden “Bu yaştan sonra öğrenebilir miyim? Ya diğerleri…
Eskiden aynı evde birkaç kuşak bir arada yaşarmış. Gelen gelinler, doğan çocuklarla evin nüfusu artar;…